Münir Karaloğlu Kişisel Web Sitesi
Van Kedisi Haberleri
Devlet Bakanı Kavaf’ın Van Programı Yoğun Geçti
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Uluslararası Osmanlı Öncesi ve Dönemi Osmanlı Araştırmaları Komitesi (CIEPO) tarafından düzenlenen ''Uluslararası Osmanlı Öncesi ve Dönemi Osmanlı Araştırmaları Sempozyumu''nun açılış töreni ve bir dizi incelemelerde bulunmak üzere Van’a geldi.
2010-07-27

Türk Hava Yolları’nın tarifeli uçağı ile beraberinde Ak Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan’la birlikte Van’a gelen Bakan Kavaf’ı Ferit Melen Havaalanı’nda Vali Münir Karaloğlu, Ak Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, Vali Yardımcısı Ali İpek ve burum amirleri karşıladı. Minik iki çocuğun verdiği çiçekleri alan Kavaf, kendisini karşılamaya gelen Ak Partili yöneticileriyle tek tek tokalaşan Kavaf, beraberindeki milletvekilleriyle birlikte sempozyumun yapılacağı YYÜ Zeve kampusundaki Prof. Dr. Cengiz Andiç Kültür Merkezi’ne geçti. Sempozyum saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Sempozyumun açış konuşmasını yapan Prof. Dr. İlhan Şahin de CIEPO'nun 1972 yılında kurulan uluslararası bir komite olduğunu ve bugüne kadar değişik ülkelerde 18'i uluslararası 20 sempozyum düzenlediğini ifade etti. Şahin, Van'da 26-30 Temmuz tarihleri arasında bu yıl 19'uncusu gerçekleştirilecek sempozyumda, 23 ülkeden 200'ü aşkın bilim adamının bildiri sunacağını söyledi.

Daha sonra kürsüye gelen Bakan Kavaf yaptığı konuşmada, geçmişini unutanın, gelecekte yolunu şaşırmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, şu anda yaşanan ve gelecekte yaşanacak muhtemel olayların şifrelerinin, tarihte yaşanan ve tekerrür eden olaylarda saklı olduğunu bildirdi.

''OSMANLI TARİHİNİ ANLAMADAN, AVRUPA TARİHİNİ YA DA MODERN DÜNYANIN DEĞİŞİMİNİ ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR''
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Osmanlı tarihini anlamadan Avrupa tarihini ya da modern dünyanın değişimini anlamanın mümkün olmayacağını belirtti. Tarihi bilmenin, günü anlamak ve geleceği planlamak açısından son derece önemli olduğuna dikkati çeken Kavaf, şöyle konuştu: ''Biz millet olarak çok zengin bir tarihe sahibiz. Tarihimizin çok önemli bir bölümünü oluşturan Osmanlı Devleti, tarihte bilinen nadir büyük siyasi yapılar arasında yer almaktadır. Osmanlı tarihini anlamadan Avrupa tarihini ya da modern dünyanın değişimini anlamak mümkün değildir. Osmanlı, dünya tarihinin en kritik döneminde en hassas bölgeler üzerinde kurulmuş bir dünya devleti olması ve geride bıraktığı 200 milyonun üzerindeki arşiv malzemesiyle bu sahada pek çok çalışmanın yapılması gereğini ortaya koymaktadır. Bugün dünyada Osmanlı tarihçilerini bünyesinde barındıran en önemli kurumlardan biri şüphesiz CIEPO'dur. Bu yıl 19'uncusu düzenlenen sempozyumun, Türklerin Orta Asya'dan Anadolu'ya giriş kapısı olan Van'da, Mustafa Kemal Atatürk'ün ideali olarak kurulan Yüzüncü Yıl Üniversitesinin ev sahipliğinde yapılması ayrıca önem taşımaktadır.''

''ADALET ÖNÜNDE GAYRİ MÜSLİMLE PADİŞAH EŞİTTİ''
Devlet Bakanı Kavaf, günümüzde siyasi istikrarsızlık ve sosyal çalkantılarla gündeme gelen geniş bir coğrafyanın, Osmanlı idaresi altında uzun süre barış ve huzur bölgesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti: ''Osmanlı, Roma İmparatorluğundan sonra stratejik önemi büyük topraklar üzerinde dünyanın en uzun ömürlü devletini kuran, üç kıtada birlik ve bütünlüğünü devam ettiren tek devlettir. Onun bu özelliğini sadece askeri alandaki başarısıyla açıklamak mümkün değildir. Bu başarının idari, sosyal ve ekonomik pek çok nedeni vardır. Osmanlı yönetiminde hemen her zaman din, dil ve mezhep ayrımı yapmaksızın herkese adil davranma anlayışı hakim olmuştur. Bir yerde adaletin mevcut olması için kanunların ötesinde bir şart vardır. O da hukuk kültürünün yerleşmesidir. Osmanlı'da hukuk devleti anlayışı, hukuk kültürüyle toplumsal yapıya nüfuz etmişti. Adalet önünde gayri müslimle padişah eşitti. Bu eşit olma hali aslında bugün bütün dünyanın ulaşmaya çalıştığı insani değerleri içinde barındırmaktaydı.'' ''Osmanlı döneminde fethedilen ülkelerin halkları zorla İslamlaştırma veya Türkleştirmeye tabi tutulmamış, emperyalizm ve asimilasyon hiçbir zaman Osmanlı politikası olmamıştır'' diyen Kavaf, bugün Türkiye'de ve dünyada yaşanan olaylara ve gelişmelere ait şifrelerin, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın ilk yarısında bulunduğuna işaret etti.

“BUGÜN GEÇMİŞİ DOĞRU ANLAMAYA HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK MUHTACIZ”
Vali Münir Karaloğlu da burada yaptığı konuşmada, sempozyumun insanlık tarihinin, en önemli şahitlerinden Van da yapılmasının önemine vurgu yaptı.  ‘Bugün geçmişi doğru anlamaya her zamankinden daha çok muhtacız’ diyen Karaloğlu, “Bilim insanlarımızın tutacağı ışıkla, tarihin koridorlarından, yer yer bize karanlık gelen hücrelerinden çıkaracağımız dersler var. Geçen yüzyılın düşünürleri tarih için: “Konusunu geçmişten alsa da gerçek maksadı geleceğe yön vermektir.” diyerek,  gerçekten de; İnsanlığın geleceğini sağlam temellere dayayıp, sonsuza dek ayakta tutmak için tarih, hayati bir öneme sahiptir” dedi.

“İYİ VE KÖTÜ YÖNLERİYLE TARİH BİZİM İÇİN BİR HAZİNEDİR”

Tarihte insanlığın yükseliş ve çöküş sırlarının yattığını kaydeden Karaloğlu, “ Bu yüzden daha aydınlık yarınlara ulaşmak tarihi doğru okumak, doğru anlamakla mümkündür. Sorgusuz sualsiz, geçmişin kölesi olmak doğru değildir. Biliyoruz ki, tarihi ne kadar iyi anlarsak, O ölçüde geçmişin daha az kölesi oluruz. İyi ve kötü yönleriyle tarih, bizim için bir hazinedir. Hadiselerin akışından geleceği anlamanın imkanı tarihte yatmaktadır. Bugün, tarihin doğru bilgisine, her zamankinden çok daha fazla muhtacız. İki yılda bir yapılan ve bu yıl 19.sunu Van’da yapmakta olduğumuz bu sempozyum, bu yüzden bizim için çok değerli. Önemini; hem uluslararası bir tarih sempozyumu olmasından hem de çalışma alanından alıyor. Osmanlı tarihi; hem ülkemiz, hem de dünya için eşsiz bir hazinedir”

“VAN ŞEHRİ, 500 YIL OSMANLI’NIN HAKİMİYETİNDE KALMIŞTIR”
“Bu yüzden bu sempozyum, sadece ülkemiz değil, bölgemiz ve dünya için de çok önemli bir zemin üzerinde yükseliyor. İnsanlığın büyük sarsıntılar ve belirsizlikler yaşadığı günümüzde Osmanlı, hem hükümran olduğu coğrafyaların, hala hayati öneme sahip oluşuyla hem de bugün çok muhtaç olduğumuz Evrensel barışı ve huzuru yaşatmış bir tecrübe olarak çok değerlidir. İyisiyle kötüsüyle insanlık, her zaman bir ailedir. 20. yüz yıl düşünürleri sık sık insanlığın ve medeniyetin çöküşü tehlikesinden bahsettiler. Geride bıraktığımız yıllar Medeniyetler çatışması korkusuyla çalkalandı. Bu yüzden bu ve benzeri sempozyumlar, İnsanlığın ortak hazinesi tarihten alınacak derslerle, kucaklaşmaya, kaynaşmaya ve Evrensel değerler etrafında bütünleşmeye vesile olacak dikkate değer çalışmalardır. Bu yılki sempozyumda genel anlamıyla yüzyıllar boyunca üç kıtada hükümran olan Osmanlı İmparatorluğunun tarihine, kültürüne ve uygarlığına değinilecek; Özel anlamıyla da Van’ın bu oluşumdaki konumunu yeniden hatırlayacağız. Binlerce yıllık geçmişiyle Van, yaklaşık 500 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. Asırlarca devam eden bu süreçte önemli kazanımlar, tarihi ve kültürel birikimler edinmiştir. Bu Sempozyum, bu önemli birikimlerin gün ışığına çıkmasına katkıda bulunacaktır” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından Bakan Kavaf, CIEPO tarafından hazırlanan ve kitap ve yurtdışından Osmanlı padişahlarına gönderilen mektupların sergisini gezdi.

BAKAN KAVAF, ÇOGEM’DE ÇOCUKLARIN EBRU GÖSTERİSİNİ İZLEDİ

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, sempozyum sonrası beraberinde Vali Münir Karaloğlu, Ak Parti Milletvekilleri Gülşen Orhan ve Kayhan Türkmenoğlu ile birlikte Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı Çocuk ve Gençlik Merkezine (ÇOGEM) geçti. ÇOGEM’deki tüm birimleri tek tek gezen Kavaf, öğrencilerin ebru gösterisini izledi. Daha sonra müzik ve drama odasında çocukların Van yöresine ait türkülerle ve mini bir tiyatro oyununu de izleyen Bakan Kavaf, binan bahçesinde çocuklarla birlikte öğle yemeği yedi. Yemek sonrası Kavaf, burada eğitim gören çocuklarla ziyaret anısına hatıra fotoğrafı çektirdi.

KAVAF, S.P.’Yİ HASTANE’DE ZİYARET ETTİ
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, beraberinde Vali Karaloğlu, Milletvekilleri Ordhan ve Türkmenoğlu ile birlikte geçtiğimiz günlerde eşi tarafından darp edilen ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki tedavisi devam eden S.P'yi ziyaret etti.  Hastane çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kavaf, hastayı gördüğünü, S.P'nin, fiziksel anlamda darptan kaynaklanan tedavisinin yapıldığını belirterek, ''Ancak psikolojik olarak bir süre daha destek alması gerekmektedir. Sosyal hizmet uzmanımız 24 saat refakat ediyor'' dedi. Tedavinin ardından S.P. ile 3 çocuğunun, güvenilir bir yere yerleştirileceğini anlatan Kavaf, şöyle devam etti: ''Bir önceki süreçte, biz yine çocukları ile güvenli bir yere yerleştirmiştik. Ancak kendisi, eşinin yanına gitmek istediğine dair bir beyanda bulundu. Dilekçesini imzaladı. Ayrıca da eşinin yanına verilmesi gerektiği yönünde mahkeme kararı var. Sosyal hizmet uzmanımız, eşinin yanına dönmemesi yönündeki teşhisini ve iradesini beyan ettiği halde, o kararlar neticesinde eşinin yanına dönmüştü.''
 
 Bakan hastane ziyaretinin ardından Edremit ilçesinde bulunan Sevgi Evleri’ne gitti.

 

Haber ile İlgili Diğer Fotoğraflar
Van KedisiAlways Van