MEDRESETÜZZEHRA SEMPOZYUMU BAŞLADI  

 
Van Valiliği, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ), Risale Akademi ve Akademik Araştırmalar Vakfı işbirliğiyle düzenlenen `Medresetüzzehra Sempozyumu` başladı.

 Elit World Otel’de başlayan ve 3 gün sürecek olan `Medresetüzzehra Sempozyumu`’na yurtiçinden ve yurtdışından katılacak olan akademisyenler Said Nursi’nin eğitim felsefesi masaya yatacak. Otelin 6 salonu tıklım tıklım dolarken, içeri giremeyen vatandaşlar içinde dışarıya kurulan çadırda kapalı devre yayını ile konuşmalar takip edildi. Bayanların da yoğun ilgi gösterdiği sempozuma katılan Said Nursi’nin talebeleri Abdullah Yeğin, Abdulkadir Badıllı, Mehmet Fırıncı ve Mehmet Kırkıncı hoca birer konuşma yaparak, sempozyumun düzenlenmesine katkı sağlayanlara teşekkür etti.  Said Nursi’nin hayatının yer aldığı filmin gösteriminin ardından `Medresetüzzehra Sempozyumu` Onursal Başkanı Van Valisi Münir Karaloğlu, bir konuşma yaptı.

 

MEDRESETÜZZEHRA ÜNİVERSİTESİ KURULMALI"


"Ne yapayım acele ettim, kışta geldim. Siz inşallah cennet-asa bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen tohumlar, zemininizde çiçek açacaktır." Bediüzzaman Said Nursi’nin sözleriyle konuşmasına başlayan Vali Karaloğlu, Van’da 117 yıllık hayal olan ‘Medresetüzzehra Üniversitesi’nin kurulma zamanının geldiğini söyledi.  Cennet gibi bir bahar yaşandığını ifade eden Karaloğlu, “Medeniyetimiz yeniden diriliyor, yükseliyor. Türkiye, mirasına sahip çıkıyor. Selçuklu’nun, Osmanlı’nın Alparslan’ın ve Fatihin varisi benim, biziz diyor. Türkiye, yitik hazinelerini, kaybettiği yerde arıyor. Medeniyetimizin üzerinde yükseldiği bütün değerleri, can kulağıyla dinliyor. Bir asır önce bize seslenen Bediüzzaman’a kemiklerini misafir eden topraktan, o toprağın kapıcısı olan Van Kalesi’nin yanı başından, ey büyük mütefekkir, seni duyduk diyoruz.  Bir asır sonra bugün, Bediüzzaman’ın ferasetini keşfediyoruz. Bir asır sonra bugün ülkemizin saygın üniversitelerinden gelen profesörler, Bediüzzaman’ın eğitim modelini deşifre etmeye çalışıyor”

 

-“SAİDİ NURSİ TÜRK, KÜRT, ARAP VE ÇERKEZİN ORTAK DEĞERİ”


“Bir asır sonra bugün, doğunun, Asyanın ve Kafkasların, Adalet, kardeşlik ve kalkınma şifrelerini barındıran ‘Medresetüz Zehra Üniversitesi’ne can suyu vermeye çalışıyoruz.  Bir asır sonra bugün, bir Kürt olan Said Nursi’yi Türklerin ve Kürtlerin, Arapların ve Çerkezlerin, ortak değeri yapan, o engin medeniyetimize sondaj yapıyoruz. Bu sempozyumu, bu büyük mütefekkirin, doğduğu topraklarda, sürgüne gönderildiği ana kucağında gerçekleştiriyoruz. Benzer binlerce gayret olduğunu biliyorum. Bu baharın çok çiçeklere can verdiğini görüyorum”

 

-“BU MUNBİT TOPRAKLARDA AÇAN ÇİÇEKLER TÜRKİYE’YE GERÇEK BİR BAHAR YAŞATACAK”


Said Nursi, Ahmedi Hani, Fekiye Teyran. Bu münbit topraklarda açan çiçeklerin Türkiye’ye gerçek bir bahar yaşatacağına bütün kalbimle inanıyorum. Said Nursi, olağanüstü zor şartlarda yaşadı. Millet ve medeniyet. Huzur ve kardeşlik, din ve maneviyat için ömrü boyunca, çok faniye nasip olmayacak bir dirayetle çalıştı. Manevi Medresetüz Zehra’yı zindanlarda, sürgünlerde, hastalık ve acılar içinde kaleme aldığı Risale-i Nur eserleriyle kurdu, geliştirdi. Ayakkabıcılardan, çantacılardan, bakırcılardan, esnaftan, işçiden, köylüden, hocalar, rehberler yetiştirdi. Bugün bu salonda bulunan akademisyenler, kıymetli hocalarımız, o sıradan insanlara çok şey borçlu. O sıradan insanlarla teması, büyük bir onur kabul ettiğinizi biliyorum. Burada toplandık çok değerli tebliğler sunulacak. Görüşlerinizi, düşüncelerinizi, Strateji ve eylem planlarınızı ilmi bir platformda paylaşacaksınız, başka hiçbir sonucu olmasa bile, bir araya gelmek, Türkiye’nin ve gönül coğrafyamızın, dertlerini, bu dertler için geliştirilmiş tedavileri tartışmak Hayati derecede önemli. Fakat madem bir bahardayız, başka bir sonucu da olmalı, Said Nursi’nin bu topraklardaki kardeşliğin bekası için projelendirdiği Medresetüz Zehra Üniversitesi artık kurulmalı”

 

-“BEDİÜZZAMANIN EĞİTİM MODELİ TÜM İSLAM COĞRAFYASINDA EN ÜST DÜZEYDE TARTIŞILMALI”


“Başka bir sonucu da olmalı, Van’dan, bu topraklardan çıkan irfan, çok daha görünür kılınmalı. Başka bir sonucu da olmalı, Bediüzzaman’ın eğitim modeli, tüm İslam coğrafyasında en üst düzeyde tartışılmalı. Başka bir sonucu da olmalı, Van Kalesi, büyük medeniyetlere şahitlik etmiş bu mezar taşı, Türkiye’ye ve bütün insanlığa, kardeşlik, birlik ve muhabbet mesajları üreten bir merkez olmalı. Said Nursi’nin etrafında toplanan ve kıt kanaat geçinen engin gönüllü İrfan sahibi insanlara layık olmak, O irfanın yetiştirdiği bilim adamlarının Çok daha büyük işler başarması ile mümkün. Biz bu sempozyumdan, Bunu ümid ediyoruz, bunu bekliyoruz. Buradan, üniversitelerinize döndüğünüzde, burada, sizden daha büyük işler bekleyenler olduğunu, Bu millet ve medeniyetin, çok daha görkemli bir bahar için, imkanlarınıza uygun bir çalışma beklediğini lütfen aklınızdan çıkarmayın. Bizim sizin üzerinizdeki hakkımız bu olsun. “Ey yüzden tâ üç yüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş, sâkitâne benim sözümü dinleyen ve bir nazar-ı hafiyy-i gaybî ile beni temâşâ eden Said, Hamza, Ömer, Osman, Yusuf, Ahmed, v.s. Size hitap ediyorum. tarih denilen mâzi derelerinden sizin yüksek istikbalinize uzanan telsiz telgrafla sizinle konuşuyorum.Vasi belli. Vasiyet belli. Varis belli. Allah, İşinizi, işimizi kolaylaştırsın” diye konuştu.

 

"ÜSTAD`IN TEZLERİNİN DEVRİM YAPACAĞI DÖNEMDEYİZ"


Sempozyumun açılış konferansını veren Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Materyalizm`in çöküşe geçtiği bir dönemde olduğumuzu belirterek, "Üstad`ın tezlerinin devrim yapacağı dönemdeyiz." dedi. Üstad`ın düşüncelerinin devrim yapacağı özelliklere sahip olduğunu aktaran Tarhan, sözlerine şöyle devam etti: "Üstad`ın tezleri düşünce tembelliğini ortadan kaldırıyor. Bu tembelliğin ortadan kaldırılması için Üstad asırlarca çözüm üretti. Bu çözüm, Üstad`ın kitaplarının 50 dile çevrilmesi, dünyada okunması ve tartışılması düşünce dünyasındaki değiştirici rolünün göstergesidir. İkinci özelliği ise Materyalizmi kendi metodlarıyla çürütmüştür. Bu eserleri okuyan kimselerin Allah`ı tanımasına yaklaşmasına vesile olmuştur."
Dönemin sorununun `Tanrı`ya yabancılaşma` olduğunu belirten Tarhan, şunları söyledi: "Üstad insanları Allah`a yaklaştıran yolu dönemin temsilcisi gibi yapmış. 1913 yılında bir matematikçi, mantık ile matematiği birleştiriyor. Bunun sonucunda yazdığı kitaplarla bilgisayar devrimi ortaya çıkıyor. Başka bir bilim adamı mantık ile fiziği birleştiriyor. Bunun sonucunda teorik fizik ortaya çıkıyor. Bundan da atom ve nano teknolojisi ortaya çıkıyor. Üstad da din ile mantığı birleştiriyor. İman konusunda devrim yapıyor. Risalelerde anlattıklarını ispatlarla ortaya koymuştur. Kanıt silahını kullanarak fikirleri teker teker çürütmüştür. Bu eserlerde bunlar var."

 

"EĞİTİM FELSEFESİNDE İKİ TEMEL UNSUR VAR"


Fatih Üniversitesi Üyesi Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç konuşmasına eğitim felsefesi ve eğitim sistemi arasındaki farklar ve benzerliklerden bahsederek başladı. Eğitim felsefesi denince plan ve projeli eğitim sisteminin akla gelmemesi gerektiğini belirten Açıkgenç, "Ben Üstad`ın eğitim felsefesi üzerinde durmak istiyorum, ancak Bediüzzaman`ın hangi görüşlerini anlatmamız lazım ki bu anlattıklarımız onun eğitim felsefesi olsun. Şunu demek istiyorum; elimizde bir kıstas olmalı ki ona göre eğitim felsefesi anlatılsın." ifadelerini kullandı.
Eğitim felsefesinde öz olarak iki unsur bulunduğunu dile getiren Açıkgenç, "Eğitimin esaslarının bina edildiği temel eğitim ve eğitimin muhatabı olan insandır. Esas bir hedef olmalı. O halde eğitim felsefesinde bir esas, bir de hedefi vardır. Üstad Hazretleri`nin eğitim felsefesinin esaslarını İslam`ın özünü oluşturan Kur`an`ın 4 temel unsuru olarak belirlemiştir. Bunları Üstad`ın Kur`an tefsirinden çıkarabiliriz. Tevhit, nübüvvet, haşir ve ibadettir. Bunlar İşaret`ül İcaz`da belirtilmiştir." diye konuştu.
TOBB Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Yıldız 3 gün sürecek sempozyumda son derece tarihi bir meseleden bahsedileceğini ifade etti. Yıldız, Üstad`ın eğitim felsefesinin, `Üstad`ın Kur`an`ın sönmez güneşini yansıtacağım` dediği dönemde başladığını aktardı. Sempozyumun bu eğitim felsefesinin başladığı noktada Van`da düzenlenmesinin de anlamlı olduğunu söyledi.
Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Gürbüz Aksoy ise 24 oturumdan oluşacak sempozyumda 99 bilim adamının konuşacağını söyledi. Sempozyumun sonunda sonuç bildirgesi yayınlanacağını aktaran Aksoy, sempozyumun düzenlenmesinde 6`sı yabancı 45 üniversiteden yardım aldıklarını ifade etti. Açılış konuşmalarından sonra 4 salonda aynı anda olmak üzere sempozyum oturumlarına başlandı. Konuşmalardan sonra Vali Karaloğlu’na katkılarından dolayı plaket verilirken, Karaloğlu da Said Nursi’nin talebeleri Abdullah Yeğin, Abdulkadir Badıllı, Mehmet Fırıncı ve Mehmet Kırkıncı hoca birer plaket verdi.

 

HABERLER

YAZILAR

FOTOĞRAFLAR

VİDEOLAR

 

© 2013 Her hakkı saklıdır | munirkaraloglu.com